enginmutlu.com Görüntüleme tarihi :: 09 Mayıs 2008 Cuma 17:11
Site dizini
Karalama Defteri
Makaleler

Eylem'in köşesi


 Yeni dizin

 Karalama Defteri

 Yeni belge Dizin düzenle Dizin sil
 Belgeler
Belediye'nin logarı
Proje nasıl yürür
Tasarım yöntemi
1980
Türkiye meraklısı bir adam
Buruk bir gün
Bir karışıklık
Özledim...
Sen asker...
Benziyor birbirlerine...
Döverim bu davulcuyu =)
Yol'a bakarken
testler
oGame...
Winamp EMP Görsel Kabuğu
Seni düşünmek...
Üç boyutlu kriptolama
JAVA öğreniyorum...
Wireless - Kablosuz
Mezun olmak...
Uzun zaman olur ki...
1 Nisan 2005
Belediye'nin logarı
Oluşturma : 30 Nisan 2008 Çarşamba 02:37
Son değişiklik : 30 Nisan 2008 Çarşamba 02:37
Gösterim sayısı : 259

 
 

Saat 30 Nisan 2008 02:10 suları...
Balkonda her sigara içiyorken gün boyunca yağan yağmurun süzülmesiyle kanalizasyondan akan suyun, belediyenin açtığı yeni logardan çıkan gürültüsü bir yandan
beni rahatsız ediyorken diğer yandan da eskiden bahçemizde öten gece kuşlarının artık
uzaktan öten sesleri kulağıma geliyor.

Bir anda babamı anımsıyorum, kuşların logardan çıkan gürültünden dolayı artık yakınlarda
ötmemesini düşünerekten.

Babam ki kaplumbağları bahçeye toplayarak onlara güvenli bir yer sağlarken diğer yandan da onların doğal beslenmelerini takip eder...
İçinde bulunduğumuz doğayı tanımaya çalışır...

Dedim ya bir anda babamı anımsıyorum. aslında hoş değil.
Kendimi cenazede konuşma yaparken hayal ediyorum.

Diyorum ki toplananlara; burada, kabir başında konuşmak hiç istemezdim, doğru bulmazdım fakat buradaki bir çoğunuzu belki uzun bir süre daha göremeyeceğim...
Asıl sözüm gençlere...

Eskiden 40'ı çıkana kadar yası hep beraber tutulurdu diyorum gelenlere ve devam ediyorum konuşmaya belediye logarını anlatıyorum, kuşları nasıl uzaklaştırdığını... babamdan bahsediyordum bu gibi çarpık şeyler yerine daha faydalı şeyler ile birşeyler anlatmaya çalıştığını yaşamı boyunca...

Sağlığa gösterdiği önemi ifade etmeye çalışıyorum kendimin yanlışlar yaptığını ve onun kadar özen gösteremediğim için kendimi ayıpladığımı söylüyorum.

Ve tekrar gençlere sesleniyorum.

Güzel örf / adetlerimiz var çarpıklaşan; 40'ı çıkana kadar herkes bir birine babam ile ilgili anılarını anlatsın istiyorum anlatsın ki çınar ağacı misali bir zaman bile olsa gölgesinde duran herkes paylaşsın o anlarını paylaşsınlar akıllarında kaldığı güzellikleri.

O koca çınarın bilgeliğini paylaşın diyorum...

Bana da anlatın ama ağlatmak için değil diyorum.
Bu sersemliğimde bana anımsatın yine babamı siz anı paylaşanlar hissettirin yeniden bana babamı ki toparlanmaya klavuz olsun o yitip giden çınar yine oğluna hissettirin ki kaybını bir nebze telafi edebilelim. onun yerinde olacağız bir gün.

O bilgelik içinde olabilirsek bir gün, bizden sonra gelenlerde paylaşsınlar büyüyüp gelen o çınarın gölgesinden bir nefesi

İçim burkuluyor hepten, bunları yazdıracak kadar bana içim sızlıyor...
Kayıp giden, kayıp nice çınarlar ve biz

Ne kadar hissemedesekte, çarpıklaşsada içimizde şimdi aslında hepimizin görevi
kültürümüzün bize verdiğini, bizim çocuklarımıza güçlendirip vermemiz...

Dedim ya burkuluyor içim, bu buruklukta ise içimdeki nice devler minicik kalıyor bu durumda...

Canım babama, anneme...
Ve nice ceddimize itafen nacizane içimden dökülenler sizlere...

Sürüm 1.0 - 2004
   Dosya yöneticisi  Kullanıcı işlemleri  Oturumu kapat Oturum aç
  Lisanslama
Bu sayfa 17 Aralık 2004 Cuma 13:04'den bu yana 12558 defa ziyaret edilmiştir.
Şimdi sitede 2, bu sayfa da 2 ziyaretçi bulunmaktadır.

Valid HTML 4.0 Transitional Valid CSS!