| Canım sıkılıyor yazıyorum kırmızı sayfalara Belkide dikkat çekmek için, ilgi arayışındayım. Her zaman aynı cümleyle başlıyorum; besmele misali... Yazmak rahatlatıyor hiç rahatlatmadığı kadar. Bir ferahlık hissini andıran bir boşluk hissediyorum. Sanki akciğerlerimden bir neşter hamlesi ile alınmış tümör operasyonu... Yoruluyorum aynı tekrarlardan. Tanımlasam, anlatamıyorum, Anlatmaya çalışsam unutuyorum... 1980 yazan bir kapşonlu eşoftman görüyorum. Yüzünü göremediğim, sarı saçlı güzel bir kız Tuhaf bir neşe, bende 1980 doğumluyum. Yaşanmışlıkların sıkıntıları bastırıyor anlattıkça. Çok genel, çok kopuk ve uzun kimisine. Farkındalığımla boğuluyorum, birşeyler keşfetmek varken. Toparlayamıyorum, yoruluyor ve bunları ister gibi Başka şeylere tepki veriyorum. Kalabalığın içindeki hava olmak istiyorum. Her vücuda nüfus edebilir ve sürekli değişir olmak. Korkuyorum. İtiraf etmesi zor da olsa gerçek, Hastalanmaktan korkuyorum, umumi zenginliğin fakirliği bu. Derin bir nefes daha, yaşamak istiyorum Düşündüklerimi yapamamaktan, başlayamamaktan sıkılıyorum. Bir mum geliyor, birazdan da bir ıhlamur. Yazdıklarımı göremiyordum, görünce yazdıklarımın kararlılığı ve sürekliliğini fark ediyorum. Fakat ışık bozuyor tüm kararlılığı, Etkileniyorum, sonuçları hoşuma gitmiyor. Kendi içimden boş konuşuyorum, yazıyorum diyorum. Ihlamıyr kalmamış, nane limon diyorlar gelen poşet çaya. Çay'ın tanımını yazmak geçiyor aklımdan; sıcak su ile oluşan homojen karışım... Salakça diyorum yaptığın, hala yazıyorum... Tamam diyorum kendime can sıkıntın mı kaldı; yok artık. Fakat bırakınca yazmayı biliyorum yeniden aynı süreç başlayacak. Kafamı gördüğüm, duyduğum herşeyle yorum kendimi unutacağım. Nefes alamaz olacağım; aldığım nefesi farketmez, sistematik süreklilik için. Sorguluyorum şimdide; kendime zaman ayırdım, yazdım çizdim niye? Kime ne faydası oldu?; bir denklem misali karşılığında her alana etkiyebilen? Bir karar alıyorum. Düzgün yazmak için artık mum ışığı kullanacağım. 0712091542 |