| Biraz önce kendimi kısa bir zaman diliminde çok değişmiş, çook eski günlerdeki halimde buldum. Daha 3 - 4 gün öncesine kadar yukarıdaki animasyonda olduğu gibi mavinin yeşile çalan tonlarında, hayatın griliği üzerine kurulu zamanın evrimini ifade eden melodilerle sarılı umutlarım vardı. Oysa şimdi ne dinliyorum; "Gülmek için yaratılmış, Gözlerde yaşlar niye?
Sevmek için yaratılmış, Kalpler bomboş hep niye?
Sevmesini bilmiyorsan, Bakma sakın gözlerime!
Mutluluğu arıyorsan, İnan, inan sözlerime...
Yok, yok yalan demem, Sevgi denen o gerçeğe!
Sevmek acı, gerçek acı... Benzer bir birine!" (Kıraç - Mutlu olmak istiyorsan)
Şimdi bu umutlarda acıya yer bırakmadığımı farkettim. Benim için sevgi ve acı gerçekten de benziyor birbirine.
Bir yanlızlık yolunda kaçış içinde gördüm birden bire kendimi... Uzun zamandır mısralar yok yazdıklarımda. Oysa mısralarımda bir durum, isyan ve hedeflerim olurdu.
Kafamı toparlamak zor geliyor gene... Meraklanma, devam edecek ölene kadar bu şiirler. Yaşadığım zaman çıkacak acılar yetiştirecek biraz daha, biraz daha olgunlaştıracak... |